a

Belediye şirket işçileri: İktidar ve muhalefet görmezden geliyor

Bakan Vedat Bilgin, önceki gün 90 bin sözleşmeli belediye personeline kadro verileceğini duyurdu. Kapsam dışı kalan, KHK ile taşerondan belediye şirketlerine yevmiyeci olarak geçirilen işçiler 4-D kadro taleplerini ve yaşadıkları sorunları anlattılar.

GÖKHAN BÜYÜK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, önceki gün kamudaki 90 bin sözleşmeli personelin kadroya geçmesi için çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Bilgin’in ardından 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçiler de 4-D kadro ve ilave tediye taleplerini yineledi. 696’lılar sosyal medyada da “Belediye şirket işçilerine kadro.” etiketi altında buluşarak “Kamuda ayrıma son verilsin.” dedi. 560 bini aşkın vatandaş belediye şirketlerinde 4-A statüsünde ve asgari ücretten düşük ücretlerle çalışıyor. Sendikalardan yeterli desteği göremeyen belediye işçileri Taşeron Belediye İşçileri Birliği (TABİB) adındaki kendi örgütlerini kurdular. Yaşadıkları sıkıntıları ve taleplerini anlatan TABİB üyesi belediye işçileri, işten atılma korkusuyla isimlerinin yazılmasını istemedi. İşçiler, aldıkları düşük ücretle yaşadıkları sorunları ve çözüm için taleplerini anlattılar.

3 MİLYON MAĞDUR

Ankara’da bir belediye şirketince güvenlik görevlisi olarak çalışan işçi H.E. iktidar ve muhalefet tarafından görmezden gelindiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Herkes bize gözünü kapamış, kulağını tıkamış durumda. Belediye şirket işçileri 560 bin kişi ve bu işçilerin ailelerini de sayarsak sayı 3 milyona çıkıyor.  2018 öncesinde bizler Kamu hizmetlisi olarak, Belediyede çalışan taşeron işçi olarak görev yapmaktaydık.

‘BAHANELERİ, BELEDİYE BU YÜKÜ KALDIRAMAZ’

“Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 696 KHK yasası ile kadro sözü verilip hepimiz kadro alacakken, 450 bin Belediye Şirket İşçisini bir gecede ansızın aldıkları yeni karar ile saf dışı bıraktılar. Belediyeler imtiyazlı şirketler kurup işçileri şirketlere kaydırdılar. Bahaneleri de belediyeler bu yükü kaldıramaz oldu. Oysa gerçek olan; belediyeler kendi şirketlerinden yaptıkları doğrudan hizmet alımlarında işçi maliyetlerine ek olarak yüzde 4 genel gider, yüzde 7 kar payı öngörebilirler. Bu oranlar azamidir. Yani işçi maliyetlerine ek olarak yüzde 11’e kadar ek bir külfet bu şirketlerden doğrudan hizmet alımı nedeniyle Belediye bütçelerine ek olarak yüklenmektedir. Yakın zamanda, bizi batık belediye şirketleri beklemektedir ve yakın bir gelecekte, çare buradaki işçilerin belediye kadrolarına geçirilmesi olacaktır.

‘MADDİ MANEVİ HAKKIMIZ YOK’

“Asgari ücret civarında ücret alıyoruz. Toplu sözleşme yükümlülükleri uygulanmıyor. 52 günlük ilave tediye verilmiyor ve sosyal haklarımız kısıtlı. Bazen 16 ve 24 saat çalıştığımız oluyor.  Beğenmeyen defolsun gitsin deniliyor ve köle gibi çalıştırılıyoruz. Görevde yükselemiyoruz. Hâlâ iki dudağının arasındayız. Hiç maddi manevi hakkımız yok. Anlamadığımız hiçbir basın yayın kuruluşları bizi haber yapmıyor görmezden geliyorlar. Gerçekten işçinin artık sabrı kalmadı. Artık Oyalanmak, Kandırılmak istemiyoruz. Sadece Belediye Şirket İşçilerine Kadro diyoruz.”

‘SENDİKALAR BİZİ YALNIZ BIRAKTI’

İstanbul’da yine bir belediyede 10 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan M.B. sendikaların da işçilerden yana tavır almadığını söyleyerek yaşadıklarını anlattı:

“10 yıl boyunca belediyelerde çalışmış işçiler de yıldır kadro bekliyor. Bunun artık bir sınırı olması lazım. SSK’dan her yıl işçileri işe girdi-çıktı yaptırılıyor. Bu noktada sendikalar yeterince hakkımızı savunmuyor. Sendikalar her ay işçilerden 300 TL aydan almasına rağmen haklarımızı savunmuyorlar. DİSK hariç tüm sendikalar bizi kadro konusunda yalnız bıraktılar. Sendikalar hâlâ bize kadrolu diyor. Biz şirket işçisiyiz. Belediye başkanları haklarımızı istediğimizde ‘kapıda 100 bin kişi var, iş bekliyor. Beğenirseniz çalışın, beğenmezseniz kapı orada’ diyerek tehdit ediyorlar. Biz insanca yaşama istiyoruz. Belediye başkanları tarafından tehdit edilmek ağırımıza gidiyor.

‘10 TL OKUL HARÇLIĞI VEREMEZ DURUMA GELDİK’

“Belediye temizlik işçilerinden şirkette çalışanlar asgari ücret alırken, kadrolu olanlar 15 bin TL aylık ücret alıyorlar ve tüm sosyal hakları var. Belediye şirket işçileri iş yaparken kamu işçisi görünüyor ama haklarını alırken şirket işçisi görünüyorlar. An ağır işleri belediye şirket işçileri yaparken yine en az ücreti de belediye şirket işçiler alıyor.  Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde ev kiraları 7-10 bin TL olmuşken 6 bin TL’ye belediye işçisi çalıştırılıyorsa, burada büyük bir haksızlık var emektir. Çoğu arkadaşımız çocukların 10 TL okul harçlığı bile veremez duruma geldi. Hükümetimizden bizleri de bu düzenlemenin içine alarak 4-D kadrosu verilmesini, sosyal haklarımızın düzenlenmesini istiyoruz.”


ANKARA’DA BULUŞTULAR

TABİB 18 Eylül’de Ankara Ulus Meydanı’nda buluştu. “Güvencesizlik köleliktir, kadro istiyoruz” pankartının arkasında toplanan işçiler, “İş – Ekmek- Kadro”, “Kadro hakkımız söke söke alırız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Şirketlere değil emekçiye bütçe” sloganları attı. İşçiler adına yapılan açıklamada özetle şu ifadeler yer aldı:

“Hiçbir sendika, hiçbir siyasi parti, işçinin derdini dert edinmediği derdimize merhem olmadığı için kendi sesimizi kendimiz duyurmak amacıyla bir araya gelerek meydanlara indik. Ekim ayında meclise torba yasa gelecek. Buradan bir defa daha sesleniyoruz. O torba yasa içinde belediye şirket işçilerinin kadro, ilave tediye, eşit işe eşit ücret ve zorunlu emekliliğin kaldırılması talepleri mutlaka yer almalıdır. Kimse belediye şirket işçilerinin sabrını zorlamasın, kimse bizi yok saymasın. 562 bin 712 şirket işçisiyiz. Yakınlarıyla milyonlarca insanız. Hükümet götürecek, hükümet getirecek kadar gücümüz var. Bıçak kemiğe dayandı.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

İngiltere Kralı Charles’tan ilk açıklama

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.